ANASAYFA
REHBERLİK SERVİSİ
ANASAYFA

 

 
   
   
»
»
»
»
»
»

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

          BİRAZDA BENDEN OLSUN


          
Değerli öğrencilerimiz, dönem boyunca psikolojik danışman olarak bana geldiğiniz problem alanlarının başında ‘hocam kendimi derse veremiyorum, bir türlü plan yapamıyorum yapsam da uygulayamıyorum, çalışsam da başaramıyorum sınavlarda heyecanlanıyorum, ders çalışırken çok sıkılıyorum’ vb. konular geliyor

            Aslına bakarsanız tüm bu sorunların alt yapısını besleyen kendi kendimize oluşturduğumuz işlevsel olmayan inançlar. Nedir bu inançlar ve alışkanlıklarımıza ve cümlelerimize nasıl yansıyor. Biz inanmıyoruz. Neye mi? Kendimize inanmıyoruz, yapabileceğimize inanmıyoruz, değerli olduğumuza inanmıyoruz, başarabileceğimize inanmıyoruz. İnanmadığımız için kendimize bir hedef koymuyoruz. Sanki hedeflerine ulaşanlar, kendilerine hedef belirleyen başkaları. Bir türlü kendi hayatımızın başrolünü alamıyoruz. Hep figüran kalıyoruz. Kaçınız ‘okula neden geliyorum?’ Sorusunun cevabını kendi kendine verebiliyor? Kaçınızın gerçekleştirmek istediği bir hayali bir amacı var? Yada şöyle sorayım bundan on yıl sonra kendimizi nerede, ne yapıyor, nasıl bir insan olarak görmek istiyoruz? Asıl merak etmeniz, sormanız ve yardım almanız gereken konular bunlar değilmi. Sevgili gençler; Hiç kimse kişinin kendisine verdiği zarardan daha fazlasını veremezmiş. Evet evet artık buna kesinlikle inanıyorum. Biz önümüze düşen taşları bir başkasının kaldırmasını bekliyoruz. Çünkü öyle alıştık. Hani büyüklerimiz başlar ya ‘biz sizin yaşınızda iken’ diye düşünüyorum da pek de haksız sayılmazlar. Yıllar boyunca belli bir tarzda alışmış biraz vurdumduymaz, biraz da tembellik yapan bir bünyenin hemen bir seferde rehberlik servisinde değişmesini beklemek yüksek bir beklenti olmaz mı? Evet, gençler yıllarca birikmiş alışkanlıklar bir günde değişmez. Siz değişmeyi istedikçe iradenize sahip çıktıkça velhasıl siz koşmaya başladıkça alışkanlıklarınız geri çekilecek. İşte burada şu soru çok önemli değişmeyi istiyor muyum? Şikâyet etsem de alışmış olduğum bu düzene sıkı sıkı sarılmalı mı, yoksa değişimin getireceği sorumlulukları alıp sil baştan hayata yeni bir başlangıç yapabilir miyim?’ Karar sizin.

            Sevgili gençler zaman kendine acıma, kendini yetersiz görme zamanı değil. Zaman bilmek, bildiklerini hayata geçirmek hayata dört elle sarılma zamanı. Artık ders çalışmaya odaklanamıyorum, plan yapamıyorum, arkadaşlarıma hayır diyemiyorum vb bu engelleri çöpe atıp, ‘hocam bir hedefim olmasını istiyorum, beni hedefime ulaştıracak basamakları görmek istiyorum, her şeyden önce kendimi tanıyıp ne yapabileceğimi bilmek istiyorum.’ Cümlelerini kurma zamanı. O zaman tüm yollar sana açılır. Tıpkı ışığın geldiği zaman karanlığın kendiliğinden gitmesi gibi. Sen sınırlarını zorlarsan, ne dışarıdaki katsayı engelli ne de dışarıdan gelecek engeller seni yıkar. Yeter ki senin içinde engel olmasın Dikkat edin ütopya kurmuyorum. ‘Hocam ya’ demeyin. Bunu yapabilenler var ki, siz de yapabilirsiniz diyorum.

            Tüm bunları düşünebilmeniz için size bir fırsat yarıyıl tatili. Lütfen elinize aldığınız karneyi gerçekten ne kendinizi ne de başkalarını suçlamak için değil de bu kez eleştirel bir gözle değerlendirin. Bir bakın bu karne sadece sayısal verilerin olduğu bir kağıt parçası değil, sizin yansımanız. Yaklaşık dört aylık bir sürecin değerlendirilmesi. Ondan sonra gerçekten isteyerek gelin benim yanıma. ‘Hocam ne yapabiliriz’ deyin. Deyin ki yollar açılsın. Sözü biraz uzattık ama amacım nasihat etmek değil ya da size kızmak da değil. Biraz farklı düşünmenizi sağlamak yinede şunu söylemeden geçemeyeceğim akıllı insan kazandığı paranın %10 ‘unu, aldığı nasihatin ise %90’ını bir kenara koyar

 
Gülhanım KIRLAK
 

Psikolojik Danışman

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

T.C.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

DİN ÖĞRETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

 

SAYI : B.08.0.OGM.0.09.01.01.379/15655 28.11.2006
KONU: Öğrenci Başarıları

 

GENELGE

2006/93

İLGİ : Millî Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği.

          Türk milletinin bütün fertlerini; beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; Türk Millî Eğitiminin genel amaçları arasında yer almaktadır.

          Bu çerçevede; kişilerin, kendi sorunlarının çözümü için gerekli bilgileri sağlamaları, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yetişmeleri ve eğitim öğretimde uygulanan mevzuat hükümlerini bilmeleri, başarılarının artmasındaki en önemli etkenler olduğu bir gerçektir. Ayrıca, tüm yönetici ve öğretmenlerin, yönetici ve öğretmen rolleri açısından kendilerini sorgulamaları, bir bakıma öz eleştiride bulunmaları, kendi yeterlilik alanları ve ihtiyaç duydukları konuları belirlemeleri, sistemin bütününde kalitenin gerçekleşmesini sağlamak açısından önem taşımaktadır.

          Eğitim sistemimizdeki öğrenci profili; bilimsel ve akılcı düşünme becerisine sahip, araştırmacı ve sorgulayıcı, bilgiyi ezberleyen değil bilgiye ulaşabilen, bu bilgiyi kullanıp paylaşabilen, iletişim kurma becerilerine sahip, teknolojiyi etkin bir şekilde kullanabilen, kendi kişiliğini gerçekleştirmiş ve bunun yanı sıra insanlığın ortak değerlerini de sahiplenmiş, üretken, takım çalışmasına yatkın, öğrenmeyi öğrenmiş ve yaşam boyu öğrenmeyi benimsemiş bireyler olarak belirlenmiştir.

          Eğitimde toplam kalite yönetimi anlayışı içinde, sürekli yapılacak ölçme ve değerlendirme ile istenilen ve kararlaştırılan standardın yakalanması, bu verilerden yararlanarak öğrencilerin kendilerini sürekli olarak geliştirmeleri hedeflenmiştir.

          Zaman zaman Bakanlığımıza ulaşan bilgilerden, öğrencilerimizin ve velilerimizin öğrenci başarısını etkileyen “Millî Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği” hükümleri konusunda yeterli bilgilere sahip olmadıkları ya da okuldan, öğretmenden veya diğer öğrencilerden aldıkları duyumlara göre bildikleri anlaşılmıştır.

          Okullarımızda öğrencilerin başarılarının artırılmasında; okul yönetimi, öğretmen, öğrenci ve velilerle etkin ve sürekli bir iş birliğinin önemi büyüktür. Bu nedenle, okul yönetimlerince; yapılacak olan öğretmenler kurulu toplantılarında, öğrencilere rehberlik saatlerinde, veli toplantılarında ve gerekli görülen zamanlarda aşağıda belirtilen bilgi başlıklarındaki konuların yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerle paylaşılması uygun görülmüştür.

          Millî Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği çerçevesinde:

          1- Öğrencilerin uyum içinde bir arada yaşamanın gereği olarak demokrasinin temel ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine dayalı etkin ve katılımcı fertler olarak yetiştirilecekleri,

          2- Öğrenci başarısının bir bütün olarak dikkate alınacağı ve sınıf geçmesinin bir sınıfta aldığı bütün derslerden başarılı olmasına ya da yılsonu başarı ortalamasına göre belirleneceği,

          3- Öğrenci başarısının sürekli izleneceği, sınıf rehber öğretmeni, okul rehberlik ve psikolojik danışma servisi ile işbirliği içinde çalışılacağı,

          4- Genel ortaöğretimde; 9’uncu sınıf sonunda öğrencilerin, istediği alanı seçmek için o alana kaynaklık eden derslerden başarılı olunması veya alana kaynaklık eden derslerde başarısızlık söz konusu ise bu derslerin yıl sonu ağırlıklı ortalamalarının en az 2.50 olması halinde o alana gideceği, bu iki şartın oluşmaması durumunda yıl sonu başarı ortalaması en yüksek alanın zorunlu olarak seçileceği ancak, 11’inci sınıfa geçen öğrencilerin istedikleri alanı seçebilecekleri ve o alanın 10’uncu sınıfta görmedikleri alan derslerinden sorumlu tutulacakları,

          Tüm ortaöğretim kurumlarında 9’uncu sınıf sonunda isteyen öğrencilerin meslek liseleri ile teknik liselere geçiş yapabilecekleri ve ders kesiminden itibaren meslek alanı seçimi için ilgili meslek liselerine başvurabilecekleri; teknik liseye geçiş için ise, ders kesimi itibarıyla, 9’uncu sınıfta Dil ve Anlatım, Matematik, Fizik ve Kimya derslerinin her birinden ders yılı sonunda başarılı olan ve yıl sonu notu başarı ortalaması en az 3.00 olan öğrencilerin derslerin kesildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapabilecekleri, bu dört ders dışındaki ders/derslerden başarısızlık söz konusu ise yıl sonu genel başarı ortalamasının en az 2.50 olması gerektiği,

          5- Yıl içerisinde bir dersin başarısının değerlendirilebilmesi için haftalık ders saati sayısı üç ve daha fazla olan dersler için üç, bir ve iki saat olan dersler için iki yazılı sınav yapılmasının zorunlu olduğu,

          6- Sözlü puanı verilirken, sadece sınıf içerisindeki faaliyetlerin değil sosyal etkinlik, derse hazırlık, dersle ilgili araştırma çalışmalarının da birlikte değerlendirileceği,

          7- Dönem notunun yazılı, sözlü, ödev ve projelere verilen puanların nota çevrilerek belirlendiği, her dersten her iki dönemde de mutlaka dönem notunun alınması gerektiği ancak, uzun süren özürleri nedeniyle öğrencilere birer yazılı sınav eksiği ile dönem notunun verilebileceği,

          8- Bir dersin yılsonu notunun birinci ve ikinci dönem notların aritmetik ortalamasına göre verildiği, bir dersten başarılı sayılabilmek için ikinci dönem notunun en az geçer (2), birinci dönem notu etkisiz (0) ise ikinci dönem notunun en az orta (3) olması gerektiği,

          9- Öğrencilerin; bütün derslerden başarılı olarak doğrudan sınıfı geçebilecekleri gibi ilgi yönetmeliğin 33’üncü maddesi gereğince ortalama ile geçilemeyen dersler hariç, bazı derslerden başarısızlık söz konusu ise tüm derslerin yıl sonu başarı ortalamasının fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinde 3.50, Anadolu türü liseler ile hazırlık sınıfı bulunan liselerde 3.00, genel lise, spor lisesi, mesleki ve teknik liselerde 2.50 olması durumunda ortalama ile sınıf geçebilecekleri ya da alt sınıflar dahil başarısız ders sayısı en fazla iki olanların sorumlu olarak sınıf geçebilecekleri, bu şartların taşınmaması durumunda öğrencilerin sınıf tekrarı yapacakları,

          10- Öğrencilerin ortaöğretim boyunca sadece bir defa sınıf tekrarı yapma haklarının bulunduğu, tekrar başarısız olunması durumunda okulu ile ilişiklerinin kesileceği, ayrıldıkları programlara göre Açık Öğretim Programları ile Yaygın Meslekî ve Teknik Eğitim Programlarına yönlendirilecekleri,

          11- Özürsüz devamsızlık süresinin 20 günü, özürlü-özürsüz devamsızlıklarının 45 günü geçemeyeceği ve özür belgesinin 7 iş günü içerisinde okul idaresine bizzat teslim edileceği, bazı derslere girilmemesi durumunda da girilmeyen bu sürelerin devamsızlık olarak hesaplanacağı, sağlık kurulu raporuna dayalı uzun süreli hastalıkları nedeniyle okuluna devam edemeyen öğrencilerin de iki dönem notu almalarının şart olduğu,

          12- Ortalama yükseltme sınavlarının yeni ders yılının başlamasından bir hafta önce bitecek şekilde bir defa yapıldığı ve bu sınavlarda öğrencilerin bulundukları sınıfta okudukları en fazla üç dersten sınava katılabilecekleri, sorumluluk sınavlarının ise alt sınıflara ait dersler olduğu ve ders kesimi ve ortalama yükseltme sınavları ile beraber olmak üzere iki defa yapıldığı,

          13- Ders yılı sonunda mezun olmalarına rağmen daha sonra yapılacak olan ortalama yükseltme sınavlarına girmek isteyen son sınıf öğrencilerinin mutlaka okul idarelerine bu durumu yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,

          14- Öğrenci ve velilerimizin eğitim öğretimle ilgili mevzuat konularına www.meb.gov.tr adresinden ve ilgili dairelerin web sayfalarından ulaşabilecekleri, bilgi edinebilecekleri veya çıktı alabilecekleri, mevzuatın bu şekilde sürekli izlenmesi ve bilinmesi gerektiği,

          15- Varsa okulların internet sayfalarından; öğrencilerinin devam-devamsızlıklarının, başarı durumlarının, sınav günlerinin izlenmesi, okul idaresi ile devamlı irtibat kurulması gerektiği,

          16- Öğrencilerimizin rahat bir ortamda çalışabilmelerini sağlamak amacıyla evlerde çalışma ortamlarının hazırlanması, bilgisayar, tv ve benzeri bilişim araçlarından faydalanmaları konularında velilerce yardımcı olunması konularına yer verilmesi ve bu tür faaliyetlerin uygun görülecek zamanlarda sürekli gündemde tutularak başarının artırılmasına özen gösterilmesi hususunda,

          Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.


Prof. Dr. Necati BİRİNCİ
Müsteşar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            SEVGİLİ ÖĞRENCİLER


         
Yine bir okul dönemi daha başlıyor. Uzun bir tatilin ardından okula tekrar başlamanın heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden çok sıkı kararlar aldığınıza eminim. Sene sonunda ki keşke daha çok çalışsaydım, dersleri daha iyi dinleseydim, daha az kalp kırsaydım gibi pişmanlıkların yerini şimdi daha düzenli daha dikkatli çalışacağım, öğretmenlerimi daha iyi dinleyeceğim, daha çok kitap okuyup, kendimi daha iyi geliştireceğim gibi umut dolu sözler aldı. Söz, öğrenci sözü. Kiminiz de başarılarına yenilerini eklemek için daha donanımlı bir şekilde okula başlayacak.

            Bir de yeni öğrencilerimiz var. Onlarda bir dönemi kapatırken (çocukluk) yeni bir döneme (gençlik) merhaba demenin heyecanını yaşıyor, kısacası hayata yeni bir kapı aralıyor. Merak, heyecan, biraz korku acaba arkadaş edinebilecek miyim? , bu kadar yoğun derslerle baş edebilecek miyim?, öğretmenlerime kolay alışabilecek miyim vs. vs. İşte sizler bu karışık duygular içinde iken biz öğretmenleriniz sizleri sevgi ve şefkatle kucaklamak için aynı heyecanı duyuyoruz. Zaman zaman çalışmıyorsunuz, kurallara uymuyorsunuz gibi sözlerle sizlere kızıyor olsak da inanın sizlerin iyiliği, yanlış yollara sapmamanız için.

            Uzun lafın kısası amacım çıkmış olduğunuz bu yeni başlangıçta sizlere rehber olacak şu kısacık başarı sırlarını sizlere aktarmak. Emin olun başarılı insanların hepsi bu yolları takip ederek ulaşmak istedikleri mertebelere varmıştır.

  • Öncelikle kendinizi tanımalı neyi başaracağınıza ve hangi alanda başarılı olacağınızı bilmelisiniz.
  • Zamanınızı çok iyi planlayıp çok iyi kullanmalısınız. Başarısızlıklar plansız ve dağınık bir hayatın ürünüdür.
  • Arkadaşlarınızı iyi seçin ve seviyeli bir arkadaş grubu oluşturun. İyi bir arkadaş grubu iyi bir gelecek demektir.
  • Ailenizle ilişkileriniz başarınız açısından çok önemlidir. Onlarla iyi ilişkilerinizi korumaya dikkat edin.
  • Öğretmenlerinizle seviyeli, dengeli ve sıcak ilişkiler kurun onların ikazlarına ve gösterecekleri başarı yollarını uygulayın
  • Kendinize güvenin. Başaramama korkusu başarısızlığın en önemli sebebidir.
  • Okul yönetimi ile asla ters düşmeyin. Başarılarınızın önemli bir kısmının okul yönetimine bağlı olduğunu unutmayın.
  • Uyku düzeninizi disiplin altına alın uykusunu düzene sokmayan bir öğrenci planlı ve verimli bir çalışmayı yürütemez.
  • Tembellikten, hantallıktan ve işinizi yarım bırakmaktan sakının. İşinizi başkası değil siz yapacaksınız. Zamanında yapılmamış bir iş yapılmamış bir iştir.
  • Ve ve ve hayata gülümseyerek bakın önce kendinizi sonrada tüm insanlığı sevgi ile kucaklayın.
  • Tüm bunları yapmaya çalışırken ayağınız tökezler, düşünceleriniz bulanır, duygularınız zayıflarsa sakın umutsuzluğa kapılmayın. Gelin birlikte sorunları aşmaya çalışalım.
 
Gülhanım KIRLAK
 

Psikolojik Danışman

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            BAŞARIYA GİDEN YOL

            

HER İNSAN BAŞARI İÇİN GEREKLİ

İÇ KAYNAKLARA SAHİPTİR.

Başarılı insanlar dünyayı ve şartları düzeltmek yerine kendilerini değiştirmeye gayret ederler. Bilirler ki dış dünyayı değiştirmek için imkânlarımızın ve gücümüzün sınırlı olmasına karşılık değişikliği kendimizde yapmak konusunda çok daha büyük şansa sahibiz .

Sevgili öğrenciler şunu bilin ki içinde çalışma istek ve arzusu taşımayan öğrenciye hiçbir ders çalışma programı, hiçbir öğretmen faydalı olamaz. Öğrenmeye karşı istekli olma ve öğrenme için gerekli yeteneklere sahip olma, öğrenmede başarılı olma konusunda en önemli etmenlerdir. Ancak öğrencilerimizin yeterince çaba gösterdikleri halde bekledikleri verimi alamamaktan şikâyetçi oldukları görülmektedir. Bunun nedeni ise etkili çalışma yöntemlerini yeterince bilmiyor ya da uygulamıyor olmaktan kaynaklanmaktadır. Sevgili öğrenciler elinizdeki bu doküman sizlerin ‘Çok çalıştığım halde hak ettiğim başarıya ulaşamıyorum, nasıl çalışacağımı bilmiyorum’ gibi sorularınıza cevap verecek, verimli ders çalışma konusunda sizleri aydınlatacak. Ancak bu sizin istek ve çabanızla amacına ulaşacak yoksa buradaki bilgiler kuru bir bilgi olmaktan öteye geçmez Eyleme geçmeye hazır mısınız?

Öncelikle verimli çalışmayı engelleyen tuzaklardan başlayalım.

  • Motivasyon eksikliği, isteksizlik
  • Gözlerinizi yapamadıklarınıza çevirmek
  • Zorlanılan derslerin dışlanması, aşırı kaygı, güvensizlik
  • Çalışma anında hayallere dalmak, çalışmayı tamamlamadan bırakmak
  • Arkadaşlara ‘hayır’ diyememek,
  • Televizyona takılıp kalmak,
  • Plansız, programsız çalışmak, düzenli tekrarlar yapmamak,
  • Evin değişik yerlerinde çalışma ve bunlar gibi bir sürü irademize sahip olamamaktan kaynaklanan engeller.

Sevgili öğrenciler öncelikle yukarıda sıraladığımız tuzakları inceleyip hangisinin sizde olup olmadığını düşünün. Eğer yanlış ders çalışma alışkanlıklarınızın farkında iseniz sorunlarınızın %50’ sini çözümlemişsiniz demektir. Bu durumda ilk yapacağınız şey aşağıda ele alacağımız doğru ve verimli ders çalışma konusundaki önerilerimizi dikkatle okumak ve eksiksiz uygulamaktır.

 

YAPABİLECEĞİNİZ ŞEYLERİ YAPMAYA BAŞLARSAK KENDİMİZİ HAYRETLER İÇERİSİNDE BIRAKACAK SONUÇLAR ALIRIZ.

VERİMLİ ÇALIŞMA NEDİR?

Çalışmanın verimli olması sizin masa başında geçirdiğiniz sürenin uzunluğu değil, o çalışmanın sizin için ne kadar etkili olduğuna bağlıdır.

Verimli çalışma belirli bir amaç doğrultusunda zamanı planlı ve programlı kullanmaktır. Verimli çalışma sadece ders çalışmak için zaman ayırarak, diğer etkinlikleri göz ardı etmek değildir. Aksine belirli bir plan program dâhilinde çalışmanız, size hem ders çalışmanız hem de diğer etkinlikleriniz için zaman ayırdığından hayattan daha çok zevk almanıza yardımcı olur.

Planlı çalışma, nereye ve nasıl gideceğinizi mantıklı bir biçimde önceden kararlaştırmaktır Öğrencinin verimli ve geçerli bir plan hazırlayabilmesi için öncelikle günlük yaşantısında yer alan olayları ve zaman kaybına yol açan nedenleri belirlemesi gerekmektedir.

 

GİDECEĞİ LİMANI BİLMEYENE HİÇBİR RÜZGÂRDAN HAYIR GELMEZ

Önce ne istediğinizi belirleyin.

Başarılı olmak kendini tanımak, inanmak, verimli çalışmakla mümkündür. Amacınızı belirlemekte kendinize şunları sorun Hangi mesleği yapıyor olmak isterdiniz? Nasıl bir yaşam tarzı size uygundur? Nerede ne yapıyor olmak sizi mutlu eder? Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar sizin şu an birinci amacınızdır. Ve artık çalışmalarınızı bu amaca kanalize etmelisiniz. Amacınız ne olursa olsun bu önemli değil. Önemli olan sizin kendinizi yeteneklerinizi ve becerilerinizi tanıyıp ne istediğinizi bilmenizdir. Her öğrenci farklıdır tıpkı çiçekler gibi herkes kendi renginde açar. Bu nedenle herkes için doğru olan bir program yoktur, Her öğrenci kendini çok iyi tanımalı hangi saatte en verimli ders çalışıyor, hangi etkinliklerden hoşlanıyor yazarak mı yoksa okuyarak mı iyi öğreniyor gibi Tüm bunları dikkate alarak aşağıdaki programdan yola çıkarak her öğrenci kendine bir program hazırlamalı

Bu programı üç aşamada hazırlayabilirsiniz

1.Her ders için çalışmanız gereken konuları saptayın Örneğin matematik: A-B-C-D-E Geometri: A-B-C Türkçe: A-B-C-D-F gibi

2.Aşama: Çalışmanız gereken dersleri ve konuları haftanın günlerine bölerek yerleştiriniz. Örneğin

 

Pazartesi

Mat.(A-B-C)

Coğrafya (A-B)

Salı

Geometri(A-B)

Tarih (A-B)

Çarşamba

Mat (D-E)

Türkçe (A-B)

Perşembe

Fizik(A-B)

Felsefe (A-B-C-D)

Cuma

Kimya(A-B)

Türkçe (C-D)

Cumartesi

Geometri (A-B)

Sözel Genel Tekrar

Pazar

Biyoloji (C-D)

Sayısal Genel Tekrar

3.Aşama: Okuldan geliş saatinizle uykuya yatış arasında kalan çalışma sürenizi hesaplayınız. Örneğin 15.30………….23.00 Bir gün boyunca yemek, dinlenmek, okul işleri varsa hobileriniz ve spor müzik.

Öğrenmede önemli konulardan bir tanesi de düzenli tekrardır.

 

SİSTEMLİ TEKRARLAR İÇİN

Tekrar Zamanı

Tekrar Süresi

Bilginin Saklama süresi

45 dakikalık çalışma sonunda

5 dakika

1 gün

1 günün sonunda

10 dakika

1 hafta

1 hafta sonunda

20 dakika

1 ay

1 ay sonunda

30 dakika

Uzun süre

Tekrar sırasında sadece esas noktalar ve ana faktörler üzerinde durun, ayrıntılar ve önem derecesi düşük notlar üzerinde geçirecek zamanınızın olmadığını unutmayın! Böyle bir tekrarda zamanınızı, özellikle notlarınızdaki temel fikirler ve muhtemel sınav soruları üzerinde durarak kullanın.

HAYATINIZ KİMİN ELİNDE?

Eğer hayatınızla ilgili sorumluluğu dış dünya ve olaylara bırakırsanız, çalışmanızı ve başarınızı engelleyecek birçok sebebiniz olacaktır. Bir gün öğretmeninizle aranızda istenmeyen bir diyalog geçtiği çalışmaya isteksiz olacaksınız, bir başka gün canınız sıkkın olduğu için, bir diğer gün, hava içinizi karattığı için ve bu listeyi her gün birden çok sebeple doldurmak mümkün. Eğer hayatınızla ilgili sorumluluğun bütünü ile size ait olduğunu kabul ederseniz o takdir de yukarıda sıralanan sebeplerin hiçbiri sizi günlük programınızı uygulamaktan alıkoyamaz.

Zihin dağılması herkesin karşılaştığı bir durumdur ve buna yol açan sebepler içten ve dıştan kaynaklanır.

 

İÇ SEBEPLER:

Hayal kurmak ve endişelere kapılmak: Hayal kurmaya başladığınızı fark ederseniz, bunu daha sonra kurmak için kendinize ödül olarak saklayın. Ya da hayalinizi kurun bitirin. Sonra derse başlayın. Zihninizi sınavla ve gelecekle ilgili endişe kaplarsa ‘Bu düşüncelerin bana faydası ne’ diye kendinize sorun ‘Hayır’ diye cevap verirseniz bunları bir kenara koyup çalışmaya başlayın

DIŞ SEBEPLER :

Zihnin dağılmasına yol açan dış sebepler, odada asılı posterler, yatarak çalışmak, müzik dinlemek, televizyon, telefon konuşmaları, bir şeyler yiyip, içmek ihtiyacı ve gezinmektir.

 

BAŞARILI OLMA İLE İLGİLİ EN ÇOK SORULAN SORULAR VE CEVAPLAR:

1-Sınıfta ders dinlerken dikkatim çabuk dağılıyor. Dikkatimi nasıl toplayabilirim?

Dersi dinlerken sanki birazdan size soru sorulacakmış gibi dinleyin ve önemli yerleri not alın Öğretmene dersle ilgili soru sorun bu dikkatinizi geliştirir.

2-Etkin bir dinleyici olmak için ders süresince neler yapmalıyım?

Ders süresince kendinize sorular sorun. Aralarda konunun ana noktalarını özetletin. Bildiklerinizi yeni öğrendiklerinizle karşılaştırın.

3-Ders çalışma isteksizliğimi nasıl giderebilirim?

Bunun nedeni; zorlukları aşmak için yeterli gerekçelerin olmaması, amaçsızlık, öncelikleri belirleyememe, ders çalışma tekniklerini bilmemek olabilir. Çalışmaya başlamadan önce amaçlarınızı belirlemeniz gerekir. Ders çalışma isteğinin gelmesini beklemeden ders çalışmaya başlamak başarının gelmesini, başarının gelmesi için ise düzenli çalışma isteğinin kendiliğinden gelmesini sağlayacaktır.

4-Ders çalışma programı yapamıyorum, uyamayınca canım sıkılıyor. Hazırladığım ders çalışma programını nasıl uygulayabilirim?

Ders çalışma programı hazırlamayı önemsemeniz gerekir. Program hazırlarken önceliklerinizi belirlemenize gerçekten uygulayabileceğiniz bir program hazırlamanız sizi amacınıza ulaştırır. En önemli nokta asla vazgeçmeyin

5-Ders çalışıyorum ama sınavlarda başarılı olamıyorum. Ne yapmam gerekiyor?

Ders çalışmak belirli bir düzen ve bütünlük ister. Çalıştığınız dersi öğrenmelisiniz ezberlememelisiniz. Eğer ezberlerseniz bunlar sınavda aklınıza gelmez. Çalışacağınız konuları zamana yaymanız ve sınav zamanı genel bir tekrar yapmanız size başarıyı getirecektir.

6-Okuduğumu anlamakta güçlük çekiyorum

Sizin yavaş ve ayrıntı okuma alışkanlığınız varsa, hem yavaş okumak hem de okuduğunuzu anlamakta güçlük çekeceksiniz Ne okuyorsanız o konuya odaklanmaya çalışmalı ve başka şeyler düşünmemeye çalışmalısınız. Kitap okuma alışkanlığı edinin; bu sayede okuduğunuzu anlamanız kolaylaşacaktır.

Bütün bunların yanında tüm dersler için ortak nokta şunlardır:

  • Derse hazırlıklı gelin
  • Konuyu derste öğrenmeye dikkat erdin. Derse aktif katılın
  • Derste anlamadığınız konuyu anında öğretmene sorun
  • Örnekleri dikkatle dinlemeli not tutma alışkanlığı edinilmeli
  • Konular sistemli olarak tekrar edilmeli
  • Tüm bunlar için asla vazgeçme

A DİYEN B DE DEMELİ

Öğretmenin sınıfta bir çocukla sorunu varmış. Öğretmen: “A” de, diyormuş çocuk kafasını kaldırıyor, öne arkaya çeviriyor ve dudaklarını birbirine yapıştırıyormuş. Öğretmen bir gün yine sabırla başlamış ve ‘Sen iyi bir çocuksun lütfen “A” de. Bu sana zarar vermez’ demiş. Ama çocuktan tek cevap boş bir bakış olmuş. Birkaç başarısız denemeden sonra öğretmenin sabrı taşmış ve çocuğun babasını okula çağırmış. Beraberce küçük çocuğun “A” demesini istemişler. Sonunda çocuk pes etmiş ve herkesi şaşırtacak net ve güzel bir “A” sesi çıkarmış. Öğretmen bu başarı karşısında şaşırmış ve bağırmış, ‘Maşallah ne kadar mükemmel! Şimdi de “B” de .’ Fakat çocuk sert bir şekilde karşı çıkarak küçük yumruğunu masaya vurmuş ve şöyle demiş, ‘Bu kadarı yeter. “A” dediğimde bana ne olacağını biliyordum. Peşinden “B” dememi, daha sonra bütün alfabeyi tekrar etmemi, daha sonra okumamı, yazmamı ve aritmetik yapmamı isteyecektiniz başından beri bunun için “A” demek istemiyordum!’

Bu çocuk ne istediğini biliyor, davranışının sonuçlarını görebiliyor, ona göre davranıyor. Ya siz! Niçin çalışmadığınızı, yada niçin çalışmanız gerektiğini biliyor musunuz? İşte bunu bildiğinizde sorunlarınızın % 50 si çözülecek %50 si de bu dokümandaki kısa bilgilerde

 
Gülhanım KIRLAK
 

Psikolojik Danışman

 

 

 

 

 

 

KARNE MESAJI

 

              SEVGİLİ ANNE-BABALAR ,

              Anadolu İmam-Hatip Lisesi ve İmam-Hatip Lisesi olarak bir eğitim öğretim yılının daha birinci dönemini bitirdik ve tatile girdik. Biz okul ve öğretmenler olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için elimizden gelen gayreti gösterdik. Şimdi çocuklarınız size birer karne getirdi. Lütfen bu yazıyı okumadan önce çocuklara bir şey söylemeyin.

            Kiminiz karneyi görüp sevinecek, kiminiz ise üzülecek. Lütfen “Bu karnenin hali nedir?” cümlesi yerine, anne baba olarak biz nerede yanlış yaptık, diye kendimize soralım. Öyle ya! Yedirdik, içirdik okul ihtiyaçlarını giderdik, güzel bir karne görmek bizim hakkımızdı. Bu mantıkla bakıldığı zaman haklısınız; fakat henüz gelişim çağında olan kendini tanımaya, tanıtmaya, kendine uygun bir kimlik bulmaya, kısaca gemisini karaya oturtmamaya çalışan acemi kaptan misali hayatın içinde bocalayan bu gençlerimiz için bizim yaptıklarımız yeterli miydi?

            Sayın Anne-Baba!

            Biz eğitimciler biliriz ki eğitim ailede başlar, okulda devam eder ve bu süreçte okul-aile-öğrenci işbirliği içerisinde sorumluluğu paylaşır. Oysa bizim aile yönümüz eksik kaldı. Zaman zaman bu süreçte yalnız kaldığımızı hissettik. Sizleri okula çağırdık; çok azınız geldi. Sandınız ki çocuğu okula vermekle sorumluluğumuz bitti. Üstelik bu okulda dini eğitim de veriliyor düşüncesi sizi rahatlattı. Allah razı olsun, bize güvendiniz ama siz olmadan biz bütün sorunların üstesinden gelemedik.

            Oysa çocuklarımızın yemek içmek kadar önemli bir ihtiyacıydı; değer görmek, önemsenmek onların deyimi ile adam yerine konmak. Sizlerin okula gelmesi, çocuğunun durumunu sorması: “Annem babam beni önemsiyor, benim okulumla, derslerimle ilgileniyor.” mesajını verecekti. Çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamak yetmiyordu tüm bunlar için. Onları sorumluluk sahibi, mutlu, başarılı birer insan olarak görmek istedik. Ders çalışsın, efendi olsun, dürüst olsun vs. Peki biz bunun için ne yaptık acaba?

            Dediğimi yap, yaptığımı yapma mantığını mı güttük? Ya da “Aç değilsin açıkta değilsin biz sizin yaşınızdayken” diye başlayan cümlelerle onlara örnek olduğumuzu mu zannettik? Yeri geldi “Hocam, asıl bizim eğitilmemiz gerekir” dediniz. Sizlerin de yetersiz olacağınızı düşünerek hafta sonları eğitim semineri yaptık. Çocuğunuz için birçoğunuz bir saat ayırmadınız. Sayın velimiz, birlikte bir şeyler yapalım bu çocuklar için dedik, siz eğitimcisiniz, okulda eğitin dediniz ve bizi yine yalnız bıraktınız.

            Yaklaşık dört aydır bu okulda çalışıyorum. Öğrencide karşılaştığım her problemin altında aile kaynaklı bir sorunun olduğunu görüyorum. Ya çocuklarımızı çok seviyor şımartıyoruz ya da çok sıkıyor bunaltıyoruz. Bir türlü sevgi +disiplin=eğitim dengesini kuramıyoruz. Son olarak size soruyorum sayın veli bu karne notlarına siz de ortak değil misiniz?

            Lütfen çocuklarınıza kızmadan önce bir kez daha düşünün.

            Sevgili anne ve babalar, bu duygu ve düşünceler içerisinde mübarek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, daha nice güzel bayramlara ailenizle birlikte ulaşmanızı yüce Rabbimizden temenni ederiz.

 
Gülhanım KIRLAK
 

Psikolojik Danışman